Normal Doğum ve Doğumun Evreleri

Normal (vajinal) doğum üç evrede ilerler: rahim ağzının açılması, bebeğin doğumu ve plasentanın doğumu. Belirtileri tanımak, hastaneye doğru zamanda gitmenize yardımcı olur.

Kısaca

  • Doğumun birinci evresi, rahim ağzının yavaş açıldığı latent faz ile kasılmaların düzenli ve güçlü hale geldiği aktif fazdan oluşur.
  • İkinci evre rahim ağzının tamamen açılmasıyla başlar ve bebeğin doğumuyla biter; üçüncü evrede plasenta doğar.
  • Düzenli, giderek sıklaşan ve güçlenen kasılmalar doğumun başladığının en güvenilir işaretidir.
  • Su gelmesi, adet kanaması kadar veya daha fazla kanama ya da bebek hareketlerinde azalma varsa sancıları beklemeden hastaneye başvurun.

Normal doğum (vajinal doğum), bebeğin doğum kanalı yoluyla dünyaya gelmesidir. Her doğum kendine özgüdür; süresi, sancıların şiddeti ve seyri kadından kadına, hatta aynı kadının farklı doğumları arasında bile değişebilir. Doğumun hangi evrelerden geçtiğini bilmek, sürecin neresinde olduğunuzu anlamanıza ve daha sakin kalmanıza yardımcı olur.

Doğumun başladığını gösteren belirtiler

Gebeliğin son haftalarında vücudunuz doğuma hazırlanır. Aşağıdaki belirtiler doğumun başladığını ya da yaklaştığını gösterebilir:

  • Düzenli kasılmalar: Belirli aralıklarla gelen, giderek sıklaşan, uzayan ve şiddetlenen sancılar doğumun en güvenilir işaretidir. Sancı çoğu zaman belden başlayıp karnın önüne doğru yayılır.
  • Su gelmesi: Amniyon kesesinin (bebeği çevreleyen su kesesi) yırtılmasıyla bir anda boşalan ya da sürekli sızan sıvı gelebilir. Bu sıvı normalde berrak veya hafif pembe renktedir.
  • Nişan: Rahim ağzını kapatan sümüksü tıkacın kanla karışık bir akıntı şeklinde gelmesidir. Doğumun yaklaştığını gösterir, ancak doğum hemen başlamayabilir.
  • Bel ağrısı ve basınç hissi: Kasıklarda ve makatta artan basınç, bebeğin pelvise (leğen kemiğine) inmesiyle ilişkili olabilir.

Yalancı sancılar nasıl ayırt edilir?

Braxton Hicks kasılmaları (yalancı sancılar), gebeliğin ikinci yarısında görülebilen sıkılaşmalardır. Genellikle düzensizdir ve zamanla şiddetlenmez; dinlenmek, yürümek, pozisyon değiştirmek veya ılık bir duş almakla hafifler. Gerçek doğum sancıları ise ne yaparsanız yapın düzenli olarak devam eder ve giderek güçlenir.

Doğumun evreleri

Birinci evre: rahim ağzının açılması

Birinci evre doğumun en uzun bölümüdür ve iki fazdan oluşur.

Latent faz (erken dönem): Kasılmalar başlangıçta hafif ve düzensiz olabilir. Rahim ağzı (serviks) incelir ve yavaş yavaş açılmaya başlar. Bu dönem özellikle ilk doğumda saatlerce, bazen bir günü aşkın sürebilir. Riski düşük bir gebeliğiniz varsa bu evrenin bir bölümünü evde, dinlenerek, sıvı alarak, yürüyerek ve ılık duş alarak geçirebilirsiniz.

Aktif faz: Güncel kılavuzlara göre rahim ağzı yaklaşık 5–6 cm açıldığında aktif faz başlar. Kasılmalar daha düzenli, sık ve güçlü hale gelir; açılma da daha hızlı ilerler. Bu dönemde hastanede bebeğin kalp atışları düzenli aralıklarla ya da sürekli olarak izlenir, doğumun ilerleyişi muayeneyle değerlendirilir. Ağrı kontrolü için epidural analjezi veya ilaçsız yöntemler (nefes teknikleri, hareket, masaj, sıcak uygulama, su) seçenekler arasındadır.

İkinci evre: bebeğin doğumu

Rahim ağzı tamamen (yaklaşık 10 cm) açıldığında ikinci evre başlar. Bebeğin başı doğum kanalında ilerledikçe güçlü bir ıkınma isteği duyarsınız. Bu evre ilk doğumda genellikle daha uzun, sonraki doğumlarda daha kısa sürer; epidural uygulanan kadınlarda bir miktar uzayabilir. Ekibiniz ne zaman ve nasıl ıkınmanız gerektiği konusunda size yol gösterir.

Bebek doğduktan sonra anne ve bebeğin durumu uygunsa bebek hemen annenin göğsüne, ten tene temasa verilir. Kordonun hemen değil, kısa bir süre beklendikten sonra kesilmesi (gecikmiş kordon klempleme) bebeğe yararlı olabileceği için günümüzde yaygın olarak uygulanır.

Üçüncü evre: plasentanın doğumu

Bebeğin doğumundan sonra rahim kasılmaya devam eder ve plasenta (eş) rahim duvarından ayrılarak doğar. Bu genellikle birkaç dakika ile yarım saat arasında gerçekleşir. Doğum sonrası kanamayı azaltmak için bebek doğar doğmaz rahmi kasan bir ilaç (genellikle oksitosin) yapılması önerilen bir uygulamadır. Ardından plasentanın eksiksiz çıkıp çıkmadığı kontrol edilir, varsa yırtıklar onarılır.

Doğumu izleyen ilk 1–2 saat bazen “dördüncü evre” olarak adlandırılır. Bu sürede kanamanız, tansiyonunuz ve rahminizin kasılması yakından izlenir. Bu saatler aynı zamanda ilk emzirme için de uygun bir zamandır.

Doğum sırasında neler olabilir?

Doğumların büyük çoğunluğu kendiliğinden ilerler. Bazen ek müdahaleler gerekebilir:

  • Epizyotomi: Vajina girişine yapılan küçük bir kesidir. Rutin olarak önerilmez; yalnızca gerektiğinde yapılır.
  • Perine yırtıkları: Özellikle ilk doğumda vajina ile makat arasındaki bölgede (perine) yırtıklar görülebilir. Çoğu yüzeyeldir ve dikişle onarılır; daha derin yırtıklar daha az sıklıkta görülür ve özel bir onarım gerektirir.
  • Vakum veya forseps: İkinci evrede bebeğin doğumuna yardımcı olmak için gerekebilir.
  • Sezaryen: Doğum ilerlemezse ya da anne veya bebeğin sağlığı açısından gerekirse doğum sezaryenle tamamlanabilir.

Bilgi: Doğum planı yapmak yararlıdır, ancak esnek olmak da önemlidir. Doğum sırasında ortaya çıkan duruma göre en güvenli yol sizinle birlikte değerlendirilir.

Hastaneye ne zaman gitmelisiniz?

Genel bir kural olarak, ilk doğumunuzsa kasılmalar yaklaşık 5 dakikada bir geliyor, her biri yaklaşık 1 dakika sürüyor ve bu düzen en az 1 saattir devam ediyorsa hastaneye gitme zamanı gelmiştir. Daha önce doğum yaptıysanız doğum daha hızlı ilerleyebileceği için daha erken yola çıkmanız uygun olur.

Hastaneye uzaklığınız, daha önce hızlı bir doğum yapmış olmanız, B grubu streptokok (GBS) taşıyıcılığı veya geçirilmiş sezaryen gibi durumlar bu zamanlamayı değiştirebilir. Size özel planı gebelik takibiniz sırasında konuşmanız en doğrusudur.

Ne zaman hemen başvurmalı?

Aşağıdaki durumlarda sancıların düzenli hale gelmesini beklemeden hastaneye başvurun:

  • Su gelmesi veya sızıntı (özellikle sıvı yeşil, kahverengi ya da kötü kokuluysa)
  • Adet kanaması kadar veya daha fazla vajinal kanama
  • Bebek hareketlerinde belirgin azalma veya hareket hissetmeme
  • Kasılmalar arasında geçmeyen, sürekli ve şiddetli karın ağrısı
  • Şiddetli baş ağrısı, görme bozukluğu, yüzde ve ellerde ani şişlik
  • 38 °C ve üzeri ateş
    1. haftadan önce başlayan düzenli kasılmalar

Önemli: Emin olamadığınız her durumda doğumhaneyi arayabilir veya başvurabilirsiniz. Yapılacak bir değerlendirme hem sizin hem de bebeğiniz için güvencedir.

Sık sorulan sorular

İlk doğum ne kadar sürer?

Süre kişiden kişiye çok değişir. İlk doğumda aktif faz ve ikinci evre genellikle sonraki doğumlara göre daha uzun sürer; latent faz ise bazen bir günü bulabilir.

Nişan geldi, hemen hastaneye gitmeli miyim?

Nişan (kanla karışık, sümüksü akıntı) doğumun yaklaştığını gösterebilir, ancak doğum saatler hatta günler sonra başlayabilir. Kanama adet kanaması kadar veya daha fazlaysa, su geldiyse ya da düzenli kasılmalar başladıysa hastaneye başvurun.

Doğumda epizyotomi (kesi) mutlaka yapılır mı?

Hayır. Güncel kılavuzlar rutin epizyotomi önermez; gerekip gerekmediğine doğum sırasındaki duruma göre karar verilir.

Doğum sırasında su içebilir miyim?

Riski düşük gebeliklerde doğum sırasında su ve berrak sıvılar genellikle serbesttir. Size özel durum ve hastanenin uygulaması doğrultusunda ekibiniz bilgi verecektir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; muayene, tanı ve tedavinin yerini tutmaz. Size özel değerlendirme için hekiminize başvurun.

Muayene için randevu alın

Acıbadem Kent Hastanesi, Çiğli / İzmir. Randevunuzu çağrı merkezinden ya da Acıbadem üzerinden online alabilirsiniz.

AraRandevu al