Gebelik Zehirlenmesi (Preeklampsi)
Preeklampsi, gebeliğin 20. haftasından sonra yüksek tansiyonla birlikte bazı organların etkilendiği ciddi bir durumdur. Düzenli tansiyon ölçümüyle erken fark edilip yakından izlendiğinde riskler azaltılabilir.

Kısaca
- Preeklampsi, gebeliğin 20. haftasından sonra ortaya çıkan yüksek tansiyona idrarda protein kaçağının veya başka organ tutulumu bulgularının eşlik etmesidir.
- Başlangıçta çoğu zaman belirti vermediği için her gebelik kontrolünde tansiyon ölçülür.
- Şiddetli baş ağrısı, görme bozukluğu, mide ağzında ağrı ve yüzde ani şişlik acil değerlendirme gerektiren uyarı belirtileridir.
- Yüksek risk taşıyan kadınlarda, doktor önerisiyle gebeliğin erken döneminde başlanan düşük doz asetilsalisilik asit riski azaltabilir.
- Preeklampsiyi ortadan kaldıran asıl tedavi doğumdur; doğumun zamanı hastalığın şiddetine ve gebelik haftasına göre planlanır.
Preeklampsi, halk arasında “gebelik zehirlenmesi” olarak bilinen, gebeliğe özgü bir yüksek tansiyon hastalığıdır ve gebeliklerin yaklaşık %2–8’inde görülür. Hafif seyredebileceği gibi, zamanında fark edilmezse anne ve bebek için ciddi sorunlara yol açabilir. Düzenli gebelik kontrolleri sayesinde preeklampsi çoğu zaman erken dönemde fark edilir ve yakın takiple riskler azaltılabilir.
Preeklampsi nedir?
Preeklampsi, gebeliğin 20. haftasından sonra ortaya çıkan yüksek tansiyonun (en az 4 saat arayla yapılan iki ölçümde 140/90 mmHg veya üzeri) aşağıdakilerden en az biriyle birlikte görülmesidir:
- İdrarda protein kaçağı
- Kanda pıhtılaşma hücrelerinin (trombosit) azalması
- Karaciğer veya böbrek fonksiyonlarında bozulma
- Akciğerlerde sıvı birikmesi
- Yeni başlayan ve geçmeyen baş ağrısı ya da görme bozuklukları
Yani idrarda protein olmasa bile, tansiyon yüksekliğine organ tutulumu eşlik ediyorsa preeklampsi tanısı konabilir.
İlişkili durumlar
- Gebelik hipertansiyonu: 20. haftadan sonra tansiyonun yükselmesi, ancak protein kaçağı veya organ tutulumu olmaması. Bir kısmı zamanla preeklampsiye dönüşebilir.
- Kronik hipertansiyon: Gebelikten önce var olan ya da 20. haftadan önce saptanan yüksek tansiyon. Bu kadınlarda da preeklampsi gelişebilir.
- HELLP sendromu: Kırmızı kan hücrelerinin yıkımı, karaciğer enzimlerinin yükselmesi ve trombosit düşüklüğüyle seyreden ağır bir tablo.
- Eklampsi: Preeklampsiye nöbet (havale) eklenmesi; acil tedavi gerektirir.
Neden olur?
Preeklampsinin nedeni henüz tam olarak anlaşılamamıştır. Plasentanın rahim duvarına yerleşmesi ve kan damarlarının gelişimi sırasında ortaya çıkan sorunların, annenin damar sisteminde yaygın bir etkilenmeye yol açtığı düşünülmektedir. Preeklampsi, annenin yaptığı ya da yapmadığı bir şey nedeniyle ortaya çıkmaz.
Kimler risk altında?
Aşağıdaki durumlar preeklampsi riskini artırır:
- Önceki gebelikte preeklampsi geçirmiş olmak
- Kronik hipertansiyon, gebelikten önce var olan diyabet veya böbrek hastalığı
- Lupus veya antifosfolipid sendromu gibi otoimmün hastalıklar
- İkiz veya çoğul gebelik
- İlk gebelik
- Obezite
- 35 yaş ve üzeri anne yaşı
- Annede veya kız kardeşte preeklampsi öyküsü
- Tüp bebek yöntemiyle oluşan gebelik
- Önceki gebelikten bu yana 10 yıldan uzun süre geçmiş olması
Belirtileri
Preeklampsi başlangıçta çoğu zaman belirti vermez ve ilk olarak rutin kontrolde tansiyon yüksekliğiyle fark edilir. Hastalık ilerledikçe şu belirtiler ortaya çıkabilir:
- Şiddetli, dinlenmekle geçmeyen baş ağrısı
- Görmede bulanıklık, ışık çakmaları veya görme alanında noktalar
- Mide ağzında ya da sağ üst karında ağrı
- Gebeliğin ikinci yarısında yeni başlayan bulantı ve kusma
- Yüzde, göz çevresinde ve ellerde ani şişlik; birkaç gün içinde hızlı kilo alımı
- Nefes darlığı
- İdrar miktarında azalma
- Bebek hareketlerinde azalma
Tanı nasıl konur?
Her gebelik kontrolünde tansiyonunuz ölçülür. Tansiyon yüksek bulunursa:
- İdrarda protein kaçağı araştırılır (tek idrar örneğinde protein/kreatinin oranı veya 24 saatlik idrar toplanması).
- Kan sayımı, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri yapılır.
- Bebeğin büyümesi, amniyon sıvısı ve kan akımı ultrason ve Doppler ile değerlendirilir; gerekirse NST yapılır.
Bazı merkezlerde, kanda plasentayla ilişkili bazı maddelerin oranını ölçen testler (sFlt-1/PlGF oranı), preeklampsi şüphesinin değerlendirilmesinde yardımcı olarak kullanılabilir.
Preeklampsi önlenebilir mi?
Preeklampsiyi tamamen önlemek mümkün değildir, ancak risk azaltılabilir. Yüksek risk taşıyan kadınlarda, doktor önerisiyle gebeliğin 12. haftasından sonra, tercihen 16. haftadan önce başlanan düşük doz asetilsalisilik asit preeklampsi riskini azaltır. Bu tedavi yalnızca doktor değerlendirmesinden sonra ve önerildiği şekilde kullanılmalıdır; kendi kendinize başlamayın.
Bazı merkezlerde 11–14. hafta ultrasonu sırasında anne tansiyonu, rahim atardamarı Doppler ölçümü ve kan testleri birlikte değerlendirilerek preeklampsi riski hesaplanabilir. Günlük beslenmeyle kalsiyum alımı düşük olan kadınlara kalsiyum desteği de önerilebilir.
Tedavi
Preeklampsiyi ortadan kaldıran asıl tedavi, bebeğin ve plasentanın doğumudur. Bu nedenle tedavi planı, hastalığın şiddeti ile gebelik haftası arasında bir denge kurularak yapılır:
- Ağır bulguları olmayan preeklampside anne ve bebek sık aralıklarla tansiyon ölçümü, kan tahlilleri ve ultrasonla yakından izlenir; doğum genellikle 37. haftada planlanır.
- Ağır bulguları olan preeklampside genellikle hastaneye yatış gerekir ve 34. haftadan sonra doğum önerilir. Daha erken haftalarda, anne ve bebeğin durumu elverişliyse, hastanede çok yakın takip altında bir süre beklenebilir.
Tedavide gebelikte kullanılabilen tansiyon düşürücü ilaçlar, nöbetleri önlemek amacıyla damardan magnezyum sülfat ve 34. haftadan önce doğum olasılığı varsa bebeğin akciğer gelişimini desteklemek için kortikosteroid iğnesi kullanılabilir.
Preeklampsi tek başına sezaryen nedeni değildir. Uygun durumlarda doğum eylemi başlatılarak (indüksiyon) normal doğum mümkündür; doğum şekli annenin ve bebeğin durumuna göre belirlenir.
Bilgi: Doktorunuz evde tansiyon takibi önerebilir. Kolundan ölçüm yapan, doğruluğu onaylanmış bir cihaz kullanın; ölçümden önce birkaç dakika oturarak dinlenin ve değerleri tarih ve saatiyle kaydedin.
Doğumdan sonra
Tansiyon, doğumdan sonraki günlerde ve haftalarda da izlenir; preeklampsi doğumdan sonra ağırlaşabilir ya da ilk kez ortaya çıkabilir. Preeklampsi geçiren kadınlarda ileriki yıllarda yüksek tansiyon ve kalp-damar hastalıkları riski artar. Bu nedenle düzenli tansiyon ölçümü, dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve sağlıklı kiloyu korumak önemlidir. Bir sonraki gebeliği planlarken mutlaka doktorunuzla görüşün.
Ne zaman hemen başvurmalı?
Gebeliğin ikinci yarısında veya doğumdan sonraki haftalarda aşağıdakilerden herhangi biri olursa beklemeden doktorunuza ya da en yakın acil servise başvurun:
- Şiddetli veya geçmeyen baş ağrısı
- Görmede bulanıklık veya ışık çakmaları
- Mide ağzında veya sağ üst karında ağrı
- Yüzde ve ellerde ani şişlik
- Nefes darlığı
- Nöbet (havale) geçirme
- Bebek hareketlerinde azalma
- Evde ölçtüğünüz tansiyonun 160/110 mmHg veya üzerinde olması
Önemli: Evde ölçtüğünüz tansiyon 140/90 mmHg veya üzerindeyse, başka bir yakınmanız olmasa bile aynı gün içinde doktorunuza haber verin. Tansiyon ilaçlarınızı doktorunuza danışmadan bırakmayın ya da dozunu değiştirmeyin.
Sık sorulan sorular
Preeklampsi neden 'gebelik zehirlenmesi' olarak adlandırılır?
Bu, geçmişten kalan halk arasındaki bir adlandırmadır; preeklampsi bir zehirlenme değildir. Plasentanın gelişimiyle ilişkili, anneyi ve bebeği etkileyebilen bir tansiyon hastalığıdır.
Ayaklarımda şişlik var, preeklampsi olabilir mi?
Ayak ve bileklerde akşamları artan şişlik gebelikte sık görülür ve çoğu zaman normaldir. Ancak yüzde, göz çevresinde ve ellerde ani başlayan şişlik ya da birkaç gün içinde hızlı kilo alımı olursa tansiyonunuzun ölçülmesi için başvurun.
Preeklampsi doğumdan sonra da görülebilir mi?
Evet, daha seyrek olmakla birlikte doğumdan sonra, çoğunlukla ilk günlerde olmak üzere 6 haftaya kadar ortaya çıkabilir. Doğumdan sonra şiddetli baş ağrısı, görme bozukluğu veya nefes darlığı olursa hemen başvurun.
Bir sonraki gebeliğimde tekrarlar mı?
Preeklampsi geçiren kadınlarda sonraki gebelikte tekrarlama riski artmıştır. Yeni bir gebelik planlarken doktorunuzla görüşmeniz, erken dönemde önleyici tedavi ve yakın takip planlanmasını sağlar.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; muayene, tanı ve tedavinin yerini tutmaz. Size özel değerlendirme için hekiminize başvurun.