Yumurtalık (Over) Kanseri

Yumurtalık kanseri çoğu zaman şişkinlik ve erken doyma gibi belirsiz belirtilerle seyreder. Bu belirtileri tanımak ve ailesel riskinizi bilmek, erken değerlendirme için önemlidir.

Kısaca

  • Yumurtalık kanseri erken dönemde genellikle belirgin belirti vermez; belirtiler sindirim şikâyetleriyle karışabilir.
  • Yeni başlayan ve 2–3 haftadan uzun süren şişkinlik, erken doyma, kasık ağrısı veya sık idrara çıkma değerlendirilmelidir.
  • BRCA1 ve BRCA2 gen değişiklikleri ile Lynch sendromu, yumurtalık kanseri riskini belirgin şekilde artırır.
  • CA-125 bir tarama testi değildir; normal olması kanseri dışlamaz, yüksek olması da kanser anlamına gelmez.
  • Tedavi genellikle cerrahi ve kemoterapiye dayanır; uygun hastalarda hedefe yönelik tedaviler de eklenir.

Yumurtalıklar (overler), rahmin iki yanında bulunan, yumurta ve kadınlık hormonlarını üreten organlardır. Yumurtalık kanseri; yumurtalıklardan, onlara çok yakın olan fallop tüplerinden ya da karın zarından (periton) köken alan ve benzer şekilde davranan kanserleri kapsayan bir hastalık grubudur. Sessiz seyretme eğilimi nedeniyle belirtileri tanımak ve riskinizi bilmek büyük önem taşır. Son yıllarda, özellikle genetik ve moleküler bilgilere dayanan tedavilerle bu alanda önemli gelişmeler yaşanmıştır.

Yumurtalık kanseri nedir?

Yumurtalık kanserlerinin büyük çoğunluğu, organın yüzeyini örten hücrelerden gelişen epitelyal tümörlerdir. Bu grubun en sık görülen tipi olan yüksek dereceli seröz kanserin önemli bir kısmının, aslında fallop tüpünün uç bölümünden başladığı bilinmektedir. Daha genç kadınlarda ise yumurta hücrelerinden (germ hücreli tümörler) veya hormon üreten dokudan (stromal tümörler) gelişen, daha nadir tipler görülebilir.

Hastalık çoğunlukla menopoz sonrasında, özellikle 50 yaşından sonra görülür; ancak her yaşta ortaya çıkabilir.

Belirtiler: Sessiz ama işaret veren bir hastalık

Yumurtalık kanseri erken dönemde çoğu zaman belirti vermez. Belirtiler ortaya çıktığında da hazımsızlık, gaz ya da idrar yolu enfeksiyonu gibi yaygın durumlarla kolayca karışabilir. Bu nedenle belirtinin kendisinden çok, yeni başlamış olması, sık tekrarlaması ve geçmemesi önemlidir.

Dikkat edilmesi gereken belirtiler:

  • Sürekli veya sık tekrarlayan karın şişkinliği ya da karın çevresinde büyüme
  • Az yemekle çabuk doyma, iştahsızlık
  • Kasık veya karın ağrısı
  • Sık idrara çıkma ya da ani idrar sıkışması
  • Bağırsak alışkanlıklarında değişiklik
  • Açıklanamayan yorgunluk, kilo kaybı veya bel ağrısı

Önemli: Bu belirtilerden biri yeni başladıysa ve 2–3 haftadan uzun süredir, neredeyse her gün devam ediyorsa, özellikle 50 yaşın üzerindeyseniz jinekolojik değerlendirme yaptırın. Bu belirtilerin çoğu iyi huylu nedenlere bağlıdır; ancak değerlendirmenin gecikmemesi önemlidir.

Risk faktörleri

  • İleri yaş
  • Ailede yumurtalık, meme (özellikle genç yaşta), kalın bağırsak veya rahim kanseri öyküsü
  • BRCA1 veya BRCA2 gen değişikliği (mutasyonu) taşımak
  • Lynch sendromu
  • Endometriozis (çikolata kisti): Bazı yumurtalık kanseri tiplerinin riskini hafifçe artırır.
  • Hiç doğum yapmamış olmak veya kısırlık öyküsü
  • Menopoz sonrası uzun süreli hormon tedavisi (hafif artış)
  • Fazla kilo

Riski azalttığı bilinen etkenler ise doğum kontrol hapı kullanımı, gebelik, emzirme ve tüplerin bağlanması ya da alınmasıdır. Başka bir nedenle jinekolojik ameliyat olacak kadınlarda, tüplerin koruyucu amaçla alınması (salpenjektomi) hekimle konuşulabilecek bir seçenektir.

BRCA, Lynch sendromu ve genetik danışmanlık

Yumurtalık kanserlerinin azımsanmayacak bir kısmı, anne ya da babadan aktarılan kalıtsal bir gen değişikliğiyle ilişkilidir.

  • BRCA1 ve BRCA2: Meme ve yumurtalık kanseri riskini artıran başlıca genlerdir. Bu gen değişikliklerini taşıyan kadınlarda yumurtalık kanseri riski genel topluma göre belirgin şekilde yüksektir; risk BRCA1 taşıyıcılarında BRCA2’ye göre daha fazladır.
  • Lynch sendromu: Özellikle kalın bağırsak ve rahim (endometrium) kanseri riskini artıran kalıtsal bir durumdur; yumurtalık kanseri riskini de yükseltir.

Genetik danışmanlık özellikle şu durumlarda önerilir:

  • Kendisine yumurtalık, tüp veya karın zarı kanseri tanısı konan kadınlar
  • Ailesinde yumurtalık kanseri olanlar
  • Ailesinde genç yaşta meme kanseri, çift taraflı meme kanseri, erkek meme kanseri veya pankreas kanseri öyküsü olanlar
  • Ailesinde kalın bağırsak veya rahim kanserinin kümelendiği kişiler
  • Ailesinde bilinen bir gen değişikliği bulunanlar

Genetik danışmanlık; testin gerekip gerekmediğine, sonuçların ne anlama geldiğine ve aile bireylerinin nasıl etkilenebileceğine karar vermenize yardımcı olur. Gen değişikliği saptanan kadınlara, çocuk sahibi olma planları tamamlandıktan sonra ve gen tipine göre belirlenen yaşlarda, tüplerin ve yumurtalıkların koruyucu amaçla alınması (risk azaltıcı cerrahi) önerilebilir. Bu yaklaşımın, yumurtalık kanseri riskini önemli ölçüde azalttığı gösterilmiştir.

CA-125 bir tarama testi değildir

CA-125, kanda ölçülen bir proteindir ve yumurtalık kanserinde sıklıkla yükselir. Ancak:

  • Endometriozis, miyom, adet dönemi, gebelik, pelvik enfeksiyonlar ve karaciğer hastalıkları gibi pek çok iyi huylu durumda da yükselebilir.
  • Erken evre yumurtalık kanserlerinin önemli bir kısmında normal çıkabilir.

Belirtisi olmayan ve özel bir genetik riski bulunmayan kadınlarda CA-125 veya ultrasonla düzenli taramanın, yumurtalık kanserine bağlı ölümleri azalttığı büyük çalışmalarda gösterilememiştir. Bu nedenle uluslararası kılavuzlar genel toplumda bu testlerle tarama önermez. CA-125 esas olarak yumurtalıkta kitlesi olan kadınların değerlendirilmesinde ve tedavi sonrası takipte kullanılır.

Tanı nasıl konur?

Şikâyetleriniz ve aile öykünüz dinlendikten sonra jinekolojik muayene ve vajinal ultrason yapılır. Gerekirse CA-125 ve bazı başka tümör belirteçleri istenir; hastalığın yayılımını görmek için tomografi, MR veya PET-BT kullanılabilir. Tanı, ameliyat sırasında ya da biyopsiyle alınan dokunun patolojik incelemesiyle konur.

Tedaviye genel bakış

Tedavi; evre, tümör tipi, yaş, genel sağlık durumu ve genetik test sonuçlarına göre planlanır. Karar çoğu zaman jinekolojik onkoloji, tıbbi onkoloji, radyoloji ve patoloji uzmanlarının birlikte değerlendirdiği bir tümör konseyinde verilir.

Cerrahi ve cerrahi evreleme

Cerrahi, hem tanının hem de tedavinin temelidir. Erken evre düşünülen hastalarda yapılan cerrahi evrelemede genellikle rahim, her iki yumurtalık ve tüpler ile karın içindeki yağlı perde (omentum) çıkarılır; karın zarından örnekler alınır ve gerekirse lenf bezleri değerlendirilir. İleri evrede amaç, gözle görülen tüm tümör dokusunun çıkarılmasıdır (sitoredüktif cerrahi). Genç ve çok erken evre seçilmiş hastalarda rahmi ve sağlam yumurtalığı koruyan, doğurganlığı koruyucu cerrahi seçenekleri değerlendirilebilir.

Kemoterapi

Çoğu hastada ameliyattan sonra platin içeren ilaçlarla kemoterapi uygulanır. Bazı ileri evre durumlarda tümörü küçültmek için kemoterapiye ameliyattan önce başlanır ve cerrahi birkaç kür sonrasında yapılır.

Hedefe yönelik tedaviler

Kemoterapiye yanıt veren seçilmiş hastalarda, hastalığın tekrarlama riskini azaltmak amacıyla idame (sürdürüm) tedavileri kullanılabilir. PARP inhibitörleri adı verilen ilaçlar, özellikle BRCA gen değişikliği olan ya da tümöründe belirli DNA onarım bozuklukları (HRD) saptanan hastalarda önemli bir seçenek hâline gelmiştir. Tümörü besleyen damarların oluşumunu hedefleyen ilaçlar da bazı hastalarda tedaviye eklenebilir. Bu tedavilerin kimler için uygun olduğu genetik ve moleküler testlerle belirlenir.

Ne zaman doktora başvurmalı?

  • Şişkinlik, erken doyma, kasık veya karın ağrısı ya da sık idrara çıkma yeni başladıysa ve 2–3 haftadan uzun sürüyorsa
  • Menopoz sonrasında herhangi bir kanama olursa
  • Karın çevrenizde belirgin büyüme veya açıklanamayan kilo kaybı fark ederseniz
  • Ailenizde yumurtalık, meme, kalın bağırsak veya rahim kanseri öyküsü varsa ve genetik danışmanlık almadıysanız
  • Daha önce saptanmış bir yumurtalık kistinin takibi geciktiyse

Sık sorulan sorular

Yumurtalığımda kist var, kanser olabilir mi?

Yumurtalık kistlerinin büyük çoğunluğu iyi huyludur ve üreme çağındaki kadınlarda pek çoğu kendiliğinden kaybolur. Kistin ultrason görünümü, boyutu ve yaşınız birlikte değerlendirilerek takip veya tedavi planlanır.

Annemde yumurtalık kanseri vardı, ne yapmalıyım?

Birinci derece yakınında yumurtalık kanseri olan kadınlara genetik danışmanlık önerilir. Mümkünse önce hastalığı geçiren aile bireyinde genetik test yapılması, sonuçların yorumlanmasını kolaylaştırır.

Smear testi yumurtalık kanserini gösterir mi?

Hayır. Smear testi rahim ağzı kanserine yönelik bir tarama testidir ve yumurtalık kanserini saptamaz.

Tedaviden sonra takip nasıl yapılır?

Tedavi sonrasında belirli aralıklarla muayene, gerektiğinde kan testleri ve görüntüleme ile takip yapılır. Kontrol sıklığı, hastalığın evresine ve uygulanan tedaviye göre kişiye özel belirlenir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; muayene, tanı ve tedavinin yerini tutmaz. Size özel değerlendirme için hekiminize başvurun.

Muayene için randevu alın

Acıbadem Kent Hastanesi, Çiğli / İzmir. Randevunuzu çağrı merkezinden ya da Acıbadem üzerinden online alabilirsiniz.

AraRandevu al