Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri

Rahim ağzı kanserinin neredeyse tamamı kalıcı HPV enfeksiyonuyla ilişkilidir ve yıllar süren bir öncü dönemden geçer. Bu nedenle aşı ve düzenli tarama ile büyük ölçüde önlenebilir.

Kısaca

  • Rahim ağzı kanserlerinin neredeyse tamamı, yüksek riskli HPV tiplerinin uzun süre vücutta kalmasıyla ilişkilidir.
  • Kanser gelişmeden önce, yıllar süren ve taramayla saptanabilen öncü hücre değişiklikleri (CIN) oluşur.
  • Erken evrede çoğunlukla belirti yoktur; ilişki sonrası kanama ve adet aralarında kanama önemli uyarı işaretleridir.
  • Tedavi evreye göre planlanır; cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi başlıca seçeneklerdir.
  • HPV aşısı, düzenli tarama ve sigarayı bırakmak başlıca korunma yollarıdır.

Rahim ağzı (serviks), rahmin vajinaya açılan alt bölümüdür. Rahim ağzı kanseri dünyada kadınlarda sık görülen kanserlerden biridir; ancak önlenebilirliği iyi bilinen kanserlerin başında gelir. Dünya Sağlık Örgütü, HPV aşısı, düzenli tarama ve öncü lezyonların zamanında tedavisiyle rahim ağzı kanserinin bir halk sağlığı sorunu olmaktan çıkarılmasını hedeflemektedir. Bu yazıda hastalığın nasıl geliştiğini, hangi belirtilere dikkat etmeniz gerektiğini ve tedaviye genel bakışı bulabilirsiniz.

HPV ile ilişkisi ve risk faktörleri

Rahim ağzı kanserlerinin neredeyse tamamında yüksek riskli HPV (insan papilloma virüsü) tipleri saptanır. HPV 16 ve 18, bu kanserlerin yaklaşık %70’inden sorumludur. Ancak HPV çok yaygındır ve enfeksiyonların çoğu 1–2 yıl içinde kendiliğinden geçer. Kanser riski, yalnızca yıllarca kalıcı olan enfeksiyonlarda ortaya çıkar.

Riski artıran başlıca etkenler şunlardır:

  • Kalıcı yüksek riskli HPV enfeksiyonu
  • Düzenli tarama yaptırmamak veya anormal sonuçların takibini aksatmak
  • Sigara kullanımı
  • Bağışıklık sistemini zayıflatan durumlar (HIV enfeksiyonu, organ nakli sonrası kullanılan ilaçlar gibi)
  • Erken yaşta cinsel yaşamın başlaması ve çok sayıda cinsel partner (HPV ile karşılaşma olasılığını artırır)
  • Uzun süreli doğum kontrol hapı kullanımı (riski hafifçe artırabilir; hap bırakıldıktan sonra bu etki zamanla azalır)

Öncü lezyonlar (CIN)

Kalıcı HPV enfeksiyonu, rahim ağzının yüzeyini örten hücrelerde değişikliklere yol açabilir. Bu değişikliklere servikal intraepitelyal neoplazi (CIN) denir ve kanser değildir:

  • CIN1: Hafif değişiklik. Çoğu kendiliğinden geriler.
  • CIN2: Orta dereceli değişiklik. Bir kısmı geriler, bir kısmı ilerleyebilir.
  • CIN3: İleri derecede değişiklik. Tedavi edilmezse kansere ilerleme olasılığı daha yüksektir.

Kalıcı HPV enfeksiyonundan kanser gelişimine kadar geçen süre genellikle uzundur; çoğu zaman 10 yılı aşar. Bu uzun süre, taramanın neden bu kadar önemli olduğunu açıklar: Değişiklikler kanser gelişmeden yakalanabilir ve LEEP gibi küçük işlemlerle tedavi edilebilir.

Belirtileri

Erken evre rahim ağzı kanseri çoğu zaman belirti vermez. Hastalık ilerledikçe şu belirtiler görülebilir:

  • Cinsel ilişki sonrası kanama
  • Adet aralarında kanama veya lekelenme
  • Menopoz sonrası kanama
  • Sulu, kanlı ya da kötü kokulu akıntı
  • İlişki sırasında ağrı
  • İlerlemiş durumlarda kasık, bel veya bacak ağrısı; bacaklarda şişlik; idrar veya bağırsak şikâyetleri

Bu belirtilerin çoğu enfeksiyon veya polip gibi iyi huylu nedenlerden de kaynaklanabilir. Ancak nedeni ne olursa olsun değerlendirilmeleri gerekir.

Tanı nasıl konur?

  • Smear ve HPV testi: Tarama amaçlıdır. Tanı koydurmaz, ancak kimlerin ileri incelemeye ihtiyacı olduğunu gösterir.
  • Kolposkopi ve biyopsi: Rahim ağzı büyüteçle incelenir; şüpheli alanlardan alınan doku patolojik olarak değerlendirilir. Tanı bu inceleme ile konur.
  • Konizasyon: Bazı durumlarda hem tanı hem tedavi amacıyla rahim ağzından koni şeklinde bir parça çıkarılır.
  • Görüntüleme: Kanser tanısı konduğunda hastalığın yayılımını belirlemek için MR, bilgisayarlı tomografi veya PET-BT gibi tetkikler kullanılır.

Evreleme

Evreleme, kanserin ne kadar yayıldığını gösterir ve tedavi planının temelini oluşturur. Uluslararası FIGO sisteminin sadeleştirilmiş hâli şöyledir:

Evre Kısaca anlamı
Evre I Kanser rahim ağzıyla sınırlıdır.
Evre II Rahim ağzının ötesine, vajinanın üst kısmına veya rahim çevresindeki dokulara yayılmıştır; pelvis yan duvarına ulaşmamıştır.
Evre III Vajinanın alt kısmına, pelvis yan duvarına veya lenf bezlerine yayılmıştır ya da böbrekten gelen idrar akışını etkilemektedir.
Evre IV Mesane veya bağırsağın iç yüzeyine ya da uzak organlara yayılmıştır.

Tedaviye genel bakış

Tedavi; evreye, tümörün büyüklüğüne, yaşınıza, genel sağlık durumunuza ve çocuk sahibi olma isteğinize göre planlanır. Karar çoğu zaman jinekolojik onkoloji, radyasyon onkolojisi ve tıbbi onkoloji uzmanlarının birlikte değerlendirdiği bir tümör konseyinde verilir.

  • Çok erken evre: Konizasyon yeterli olabilir. Çocuk sahibi olmak isteyen seçilmiş hastalarda rahmin gövdesini koruyan cerrahi (trakelektomi, yani rahim ağzının alınması) bir seçenektir.
  • Erken evre: Genellikle radikal histerektomi (rahim, rahim ağzı ve çevre dokuların alınması) ile birlikte lenf bezlerinin değerlendirilmesi uygulanır. Genç kadınlarda uygun durumlarda yumurtalıklar korunabilir.
  • Lokal ileri evre: Kemoterapi ile birlikte verilen radyoterapi (kemoradyoterapi) ve rahim içinden uygulanan ışın tedavisi (brakiterapi) standart yaklaşımdır.
  • İleri veya tekrarlayan hastalık: Kemoterapi, hedefe yönelik ilaçlar ve immünoterapi (bağışıklık sistemini kansere karşı harekete geçiren tedaviler) kullanılabilir.

Tedavi sonrasında belirli aralıklarla düzenli kontroller yapılır. Menopoz belirtileri, cinsel yaşam ve duygusal sağlık gibi konularda destek almak da iyileşme sürecinin önemli bir parçasıdır.

Bilgi: Erken evrede saptanan rahim ağzı kanserinde tedavi seçenekleri daha fazladır ve tedavi daha az yıpratıcı olabilir. Belirti beklemeden düzenli tarama yaptırmanın önemi buradan gelir.

Korunma

  • HPV aşısı: Koruma en yüksek düzeye cinsel yaşam başlamadan önce ulaşır; ilerleyen yaşlarda da yarar sağlayabilir.
  • Düzenli tarama: Türkiye’de 30–65 yaş arası kadınlara KETEM’ler ve aile hekimleri aracılığıyla 5 yılda bir HPV-DNA testi yapılmaktadır.
  • Anormal sonuçların takibi: Kolposkopi ve kontrol önerilerini aksatmamak, öncü lezyonların zamanında tedavi edilmesini sağlar.
  • Sigarayı bırakmak: HPV’nin temizlenmesini kolaylaştırır.
  • Kondom kullanmak: HPV bulaşma riskini azaltır.

Ne zaman doktora başvurmalı?

  • Cinsel ilişki sonrası kanama veya adet aralarında kanama fark ederseniz
  • Menopoz sonrasında herhangi bir kanama ya da lekelenme olursa
  • Geçmeyen, kötü kokulu veya kanlı akıntınız varsa
  • Smear veya HPV sonucunuz anormal geldiyse
  • 30–65 yaş arasındaysanız ve son 5 yılda tarama yaptırmadıysanız

Sık sorulan sorular

Smear testim normaldi, yine de kanser olabilir mi?

Düzenli tarama riski büyük ölçüde azaltır, ancak hiçbir test her değişikliği yakalayamaz. Bu nedenle tarama sonucunuz normal olsa bile ilişki sonrası kanama gibi belirtiler varsa muayene olmalısınız.

Öncü lezyon (CIN) kanser midir?

Hayır. Öncü lezyonlar kanser değildir; ancak ileri derecede olanlar tedavi edilmezse yıllar içinde kansere dönüşebilir. Bu nedenle saptandıklarında takip edilir veya küçük işlemlerle tedavi edilirler.

Rahim ağzı kanseri kalıtsal mıdır?

Rahim ağzı kanseri genellikle kalıtsal değildir; gelişiminde asıl rolü HPV enfeksiyonu oynar. Ailesinde bu kanser bulunan kadınların da diğer kadınlar gibi taramalarını aksatmaması önemlidir.

Tedaviden sonra çocuk sahibi olabilir miyim?

Çok erken evrede ve seçilmiş hastalarda rahmi koruyan, doğurganlığı koruyucu cerrahi seçenekler vardır. Bu karar tümörün özelliklerine göre, ayrıntılı değerlendirme sonrasında verilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; muayene, tanı ve tedavinin yerini tutmaz. Size özel değerlendirme için hekiminize başvurun.

Muayene için randevu alın

Acıbadem Kent Hastanesi, Çiğli / İzmir. Randevunuzu çağrı merkezinden ya da Acıbadem üzerinden online alabilirsiniz.

AraRandevu al